21 Aralık 2008 tarihinde saat 20:00 sularında kaldığımız evin kalorifer dairesinde yangın çıktı. Olay kısacası şöyle gelişti; Turgay (Ev ve sınıf arkadaşım) ile ben, Turgay’a Truva Turizm’den İzmir’e bilet almaya gitmiştik. Saat 20:00 sularında eve geldik. İbrahim (Ev ve sınıf arkadaşım) evdeymiş sadece ve her zaman olduğu gibi War Rock oynuyormuş, kulaklık takılı bir vaziyette tabi… Ben odama geçtim, Turgay’da odasına geçti. Tabi herkes bilgisayar başında… Benim odam konum itibari ile giriş kapısının hemen ilerisinde ve sağda. Giriş kapısının hemen ilerisinde solda ise mutfak var. Benim odamın giriş kapısının hemen sağ yanında ise tuvaletin lavabo koridoru var ve hemen sonrasında ise tuvalet. Benim odamın karşısının biraz sağında Turgay’ın odasının giriş kapısı mevcut. Evin giriş kapısının tam ilerisinde yani karşısında İbrahim ve diğer arkadaşlarımın odasının giriş kapısı var. Yani odalar uzun bir koridora yani hole bağlanıyor. İbrahim’in odasına girerken hemen sağ tarafta çok küçük bir kare şeklinde koridor var ve bu kare şeklinde ki ufak koridor banyoya ve Mete (Ev arkadaşım)’nin odasına bağlı. Odaların konumu hakkında ufak bir genel bilgi verdikten sonra ben asıl olaya geçiyim isterseniz
Odamın nem oranının ve sıcaklık oranının normalin aksine daha fazla olduğunun farkına vardım ve ev arkadaşlarıma odam sauna gibi olmuş diye bir tebessüm yapıyordum
Neyse herkes bilgisayara dalmış bir vaziyetteydi… Ben evin kapısının önünden sesler geldiğini duydum ve acaba neler oluyor diye bir bakıyım dedim. Kapıyı açar açmaz hemen gözümün önünde büyük alevler ve dumanlar görmeye başladım. O şokla kapıyı açıp kapamam bir oldu desem yeridir. O şokla arkadaşlara yangın çıktığını söylüyorum ama inanmıyorlardı ilk başlarda… Zaten İbrahim’in kulağında kulaklık olduğu için isterse dünya yansın umrunda mı…
İbrahim yangın çıktı yanıyoruz diyorum ama şaka sanıyor. Neyse merdivenin oradan gelen sesleri duyunca ve kapı deliğinden bakınca iyice anladılar yangın çıktığını ve büyük bir paniğe girdi(k)ler. İbrahim’lerin odada ki pencereden atlamayı düşünüyorduk zaten ev zemin kattaydı. Bizi en korkutan şey kalorifer kazanın ısıdan dolayı patlama olasılığıydı. Bu arada kalorifer dairesi ise eve giriş kapısının biraz gerisinde sol kapı idi. Yani mutfağın giriş kapısından girdikten sonra ki solda ki yatay duvarın hemen yanında oluyor. Neyse işte tam pencereden atlıyorduk ki Turgay mı İbrahim mi laptopları alalım dedi. O heyecanla bizim açık olan laptopları bir toplayışımız vardı ki görülmeye değer…
Laptoplarımızı elimize alıp tam atlıyorduk ki Turgay ben valizimi alıyım dedi. Aynı gün saat 22:30′da Truva Turizm’in otobüsü ile İzmir’e gidiyordu. Mantık şu kalorifer kazanı patlarsa ben zaten eşyalarımı almış oldum giderim direk otobüs ile… Nasıl bir mantıktır sizce bu?
Neyse işte camdan atladık ve laptopları direk atladığımız yere bıraktık ve İbrahim direk apartmana koşturdu, bende arkasından. Turgay ise diğer arkadaşları aradı telefon ile haber vermek için. Neyse ki ev sahibimiz tam zamanında yetişmiş, yangını söndürmek için. Çünkü bizim kalorifer kazanında varil yağlar yakılıyordu. Bildiğiniz üzere yağı söndürmek zor iş ve su döküldükçe daha kötü bir hal alabiliyor. Yangın söndürüldükten sonra ilerleyen zamanlarda oralara bir bakım yapıldı. Olay böyle kazasız belasız bitti…
22 Ağustos 2009 / 00:40 (Konunun Günlüğe Eklenme Tarihi)
Toplam: 1 Sayfa
Son 5 Yorum: