Bildiğiniz üzere 2 Eylül 2008 tarihinde Çanakkale’ye üniversiteye kayıt için ve kalacak yer araştırması için gidiyordum vede gittim. Dün akşam saat 8 sularında İstanbul’da yaşadığım eve vardım. 2 Eylül 2008 tarihinde evden saat sabah 6 gibi çıkıp İkitelli’den direk olarak Esenler Otogarına giden minibüse bindik annem ile birlikte. Otobüsümüz 07:30 da kalkıyordu. Bu saatten 15 dakika sonra kalktı ve Çanakkale’ye doğru harekete geçti. Gündüz güneşin yaydığı güneş ışığıyla ve oruçlu gitmek biraz zor olsa da sonuç olarak daha büyük bir sevap aldığımızdan eminim. Yaklaşık olarak 5 buçuk saatten sonra Gelibolu’ya vardık. Ecebat’ta otobüsümüz vapura binerek Çanakkale kıyısına geçtik. Otobüsün vapura binme olayını ilk defa o an yaşadım
Çanakkale kıyısına vardığımızda otobüsten inerek Çanakkale Truva Turizm’in servis aracı ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin şehir merkezi dışında kalan üniversiteye yakın bir bölgesinde indik. Buradan üniversiteye doğru çıktık. Tırmandık desem yeridir
Çünkü; dağ yamacına merdivenler koyarak çıkmamız sağlanmış üniversiteye. İnanın bu kadar şiddetli rüzgarın esttiğini orada tanık oldum. Artık yükseklik olarak epey bir yüksek olduğundanmıdır bu kadar rüzgar esiyor orasını tam olarak bilemeyeceğim ama üniversiteden Çanakkale’nin manzarası harikuladeydi…
Üniversite harç ücreti ve kayıt parasını üniversitenin içinde açılan geçiçi Vakıf Bank sayesinde 331 + 100 YTL yatırarak makmuzumuzu aldık. Daha sonra kayıt için Meslek Yüksekokulu binasına vardık ama Çan Meslek Yüksekokuluna merkezden kayıt olunamıyormuş. Çan’dan kayıt olmamız gerekiyormuş. Bu şokun ardından saatte epey ilerlemişti zaten. Bu saatte Çan’a gidemezdik. Kayıt için orada şoku yaşamadan önce 2 ayrı ayrı insanlarla / abilerle / cemaatlerle mi desem bilemiyorum
İlk rastladığım kişi 2 bayandı. Partüseli ve türbanlılardı ve bir o kadar genç, olgun ve güzellerdi
2′side üniversite öğrencisiymiş. Kalacak yer bakımından bize yardım edebileceklerini belirttiler. Gerekli ön görüşmeleri yapıp, numaralarımızı bıraktık birbirlerimize. Çok iyi insanlardı. Daha sonrasında halen daha kayıt şokunu yaşamadan önce bir kaç bay ile tanıştık. İlk bakışta cemaate benziyorlardı ve öyleydiler herhalde. Bizimle en çok ilgilenen kişi 4 yıllık üniversiteyi bitirmiş burada ve öğretmenliği kazanmış fakat daha da ilerletmek istiyormuş kariyerini ve bu yüzden tekrar üniversite okuyormuş. Bize kalacak yer bakımından yardımcı olabileceklerini söylediler. Hatta ayrıca bugün kalacak bir yerimiz yoksa, bunun içinde kalacak yer bulabileceklerini söyledir. Çok iyi, dürüst, ahlaklı ve güler yüzlü insanlardı. Bizde teşekkür ettiğimizi, kalacak yerimizin olduğunu Ezine’de Subay bir akrabamızın olduğunu ve oraya gidip kalacağımızı belirttik. Tabi ki Çanakkale’ye benim ilk gelişimdi. Annemde daha önceden sadece gezi turu ile beraber gelmişti. İkimizinde açıkçası nasıl gideceğimiz konusunda tam bir fikrimiz yoktu. Hani derler ya “Sora sora Bağdat bulunur.” diye bizde aynı mantıkla hareket ediyorduk ve böyle düşünüyorduk. Abiler bizi Ezine otogarına kadar götürebileceklerini belirttiler. Bizde çok çok teşekkür ettik ve inanın çok iyi insanlardı. Otogara doğru giderken Ezine arabasına rast geldik ve ıslık çalarak arabanın durmasını sağladık. Abilere tekrar teşekkür ederek, Ezine otobüsüne bindik. Abilerle zaten numaralarımızı birbirimize vermiştik, üniversite öğrenimim süresince kalacak yer konusunda yardım edeceklerdi çünkü. Ezine otobüsüne kişi başı 5 YTL bir ücret vererek Ezine’ye doğru yola çıktık. Yaklaşık olarak 30 ila 45 dakika sonra Ezine otogarına vardık. Burada inerek Subay akramızı aradık ve sağolsun arabası ile gelip bizi aldı. Çok iyi misafir ettiler bizi, sağolsunlar. O gün orada konaklayarak Çarşamba günü öğlen 01:30 sularında Çan’a doğru yola çıktık, subay akrabamızın arabası ile. Çan’a giderken geçtiğimiz yerlerde ki “Köy” izlenimi gibi bir yer olarak çıkmasından korktuğum için Çan’ın, çok heyecanlıydım açıkçası… Yaklaşık olarak 2 saatlik bir yolculuktan sonra Çan’a vardık. Biraz olsun rahatlamıştım, korktuğum bir yer gibi çıkmamıştı, şehir merkezine vardığımda. Çan Meslek Yüksekokulu merkezin dışında, her üniversitenin bulunduğu konum gibi. Neden böyle yaparlar halen anlıyabilmiş değilim. Devlet Yurdu’nun neden çıkmadığını da anladım. Çünkü; devlet yurdu yok Çan’da! Üniversiteye kayıt olurken son aşamalarda bana görevli, ingilizcemin nasıl olduğunu sordu. Bende İsmek’ten 2. kura kadar sertifika aldığımı ve bilgisayar işleri ile çok uğraştığım için fena olmadığını belirttim
17 Eylül’de İngilizce sınavına giriyorum. Eğer bu sınavdan başarılı bir sonuç alırsam direk olarak karne notuma işlenecek ve ben İngilizce derslerine girmek zorunda kalmayacağım. Şayet notumdan memnun kalmazsam bir dilekçe yazıp gerekli resmi daireye gönderip ingilizce dersine girmek istiyorum diyeceğim. Üniversitenin daha ilk girişindeyken ki daha kayıt olmamıştık bir amca ile tanıştık. Gerçi o biz ile tanıştı desem daha iyi olur herhalde
Bildiğiniz üzere kalacak yerde bulmamız gerekiyordu bana. Bu amca bize Bostancı Erkek Yurdu diye bir yer olduğunu ve orada kalabileceğimi belirtti. Daha öncede dediğim gibi devlet yurdu yoktu, bu yüzden bu yurtta doğal olarak özel yurttu. Tabi ki burnuma reklam kokuları da gelmedi de değil hani. Dışarıda da bu özel yurdun reklam pankartını gördüm ve ayrıca dün Çan Meslek Yüksekokulu’nun internet sitesinin duyurular bölümünde “Çan’da Kalacak Yerler” kısmında da gördüm. Açıkçası zaten Çan’da kalacak yer fazla bulunmuyor. Bu yüzden yazmış olsalar gerek. Böylelikle arabaya atladığımız gibi Bostancı Erkek Yurdunda bulduk kendimizi. Kısa bir süre önce burası ufak bir pansiyonmuş. Şimdi yeni yeni yurda döndürmeye çalışıyorlarmış. Kablosuz internet bağlantısı var, sabah ve akşam yemeği var. Yemekler dışardan gelmiyor, aşçıları varmış. 2, 4 ve 6 kişilik odaları var. 2 kişilik odanın aylık fiyatı 400 YTL ama boş yer kalmamış. 4 ve 6 kişilik odanın fiyatı ise 350 YTL. İkisinin de aynı fiyat olmasının sebebi; 6 kişilik odada tuvalet ve banyo var. Bu tuvalet ve banyo 6 kişiye özel. Diğer odalarda kalan toplamda 16 kişinin ise 1 tuvalet ve banyosu var. Odalar doğal gaz ısıtmalı olsa gerek çünkü petek görmüştüm. 6 kişilik oda en mantıklısıydı içlerinden bana göre. Çünkü; tuvalet ve banyo olayımız daha rahat olacak. Fakat ben burada kalmayı düşünmüyorum. Çünkü; 10 aylık bir sözleşme imzalıyorlar. 10 ay boyunca parayı ödemek yani kalmak zorundasın, memnun kalmasan dahi! Odalar sırf sanki sürekli yatacaz gibi dizayn edilmiş. Ufak, yuvarlık bir mutfak masası koyup, 6 sandalye koymuşlar. Ders çalışabilecek bir ortam yok anlıyacağınız. Yurttan dışarı çıkıp hemen sol taraftaki kapıdan içeri girdiğimizde yurt yetkililerin ilk giriş görüşme yeri tarzı bir yer var ve hemen ardında ise şuan daha tam olarak yapılmamış olan mutfak. Baktığınızda aslında ufak bir yer. Üstüne üstün oraya Etüt salonu açacaklarmış… Milli Eğitim Bakanlığı’ndan haber bekliyorlarmış nasıl birşekilde yapılması gerektiği konusunda. Daha Etüt salonu çalışmalarına hiç başlanılmış değil bundan 2 gün öncesi gördüğüm kadarı ile. Ayrıca çok küçük bir yer. Oraya açılacak Etüt salonu hem küçük olacak tahminimle hemde zaten fazla geniş olmayan mutfağı iyiden iyiye küçültecek… Bunların yanı sıra yatakta bulunacak olan Nevresim takımı ve terlik paralarını da bizden alıyorlar. 50 YTL bir ücret karşılığı. 2 Nevresim takımımız oluyormuş ve geçen sene öğrencilerin getirdiği terliklerden bazıları çok ses çıkardığı için bu yıl kendileri veriyormuş. Tabi ki dediğim gibi 50 YTL karşılığı. Bu parayı verip buradan ayrıldığımızda Nevresim takımları onların oluyor ve sadece bize terlikleri bırakıyorlarmış. Saçmalığa bakın ya… Sanki biz kendimiz ses çıkarmayan terliklerden alamıyoruz. Üstüne üstün her yıl Nevresim parası toplarlarsa bu kadar nevresimi ne yapıyorlar? Nevresim dükkanı mı açıyorlar yoksa?
Anlıyacağınız halen kalacak yer arıyorum. 1 saat gibi Çan’da durup hemen oradan Ezine’ye geri döndük. Akrabalarımızın bizi bırakmaya hiç niyetleri yoktu. Bir kaç gün daha kalın diyorlardı ama ben acele ediyordum. Ezine otogarında Çanakkale Truva Turizm’den yer baktım ama akşam saat 11:30′a sadece 1 kişilik yer olduğunu söyledi. Biletleri biz gidişli-dönüşlü aldığımız için diğer otobüs şirketlerine de bakmadım. Akşam gitmek daha güzel oluyor. Niye diyecek olursanız; hem biz oruç zamanında olduğumuz için akşam oruçlu olmuyoruz hemde güneş ışığı olmuyor. O gün orada kalarak sabah 11:30′a biletlerimizi ayıttırdık. Açıkçası ben 1,2,3,4 numaralı koltukları istiyordum ama dolmuş sadece 21 ve 22 varmış. Tesadüfe bakın ki Çanakkale’ye giderkende 21 ve 22 numaralı koltuklar ile gitmiştik
Yarın oldu ve vakit geldi. Vedalaşarak otobüsümüze bindik ve akşam saat 8 suları gibi evinize vardık en başta da belirttiğim gibi.
Şuan hem orucum hemde karnım nedense çok açıktı. Bu yüzden bu yazıyı biraz zor bir şekilde yazdım. Bazı noktalarda eksiklikler ya da anlam bozuklukları olabilir, kusura bakmayın. Hoşçakalın!
Bu konuya şu ana kadar 1.422 kez bakılmıştır.
Yazılan Yorumlar (7 Yorum):
Sessiz Kalmayın! Yorum Yazın :)
Not: Eğer sizinde avatarınızın görünmesini istiyorsanız E-Mail adresi kısmına Gravatar.com adresine kayıtlı olan E-Mail adresinizi yazmanız gerekir. Eğer halen üye değilseniz hemen buraya tıklayarak üye olabilir ve avatarınızı yükleyebilirsiniz.
« Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi | Yasak Krallık »


19 Eylül 2008 / 10:13
okudum yazını iyi bir yazı olmuş fakat ben şunu merak ettim sonuç ne buldun mu kalıcak yerr? bende gelemeyi düşünyorum çan da okumayı..
19 Eylül 2008 / 12:14
Evet buldum. Çan’da kalacak en iyi, en rahat, en güzel yerlerden bir tanesi olan Metin Sigortanın Öğrenci Evleri. Sadece 1 odamız boş kaldı. Acele edin!
Yakında günlüğüme uzun bir yazı yazacam bu konu hakkında. Takip edersen görebilirsin. Teşekkürler yorumun için ayrıca.
21 Eylül 2008 / 01:09
rica ederim yazman iyi olmuş fikir edindim.ek kontenjanları bekliyorum bana kalmaz o oda..neyse tşkler
23 Eylül 2008 / 19:26
slm ben recep bende bu sene çanı kazandım ve bostancı yurdunda kalıcam ama başka yer olmadığı için kalıcak sen orayı nerde buldun nerde tam olarak
23 Eylül 2008 / 19:43
hayırlısı olsun bakalım
23 Eylül 2008 / 20:59
Ece tekrar merhaba. Sana kalmaz olur mu? Neden olmasın? Odamız halen boş. Seve seve bekleriz.
Merhaba Recep. Çan’ın merkezinde bulunan Metin Sigorta’ya uğra. Zaten kim olsa bilir ve yerini gösterir sana Metin Sigorta’nın. Orada sana fazlası ile yardımcı olacaklardır.
27 Mart 2009 / 18:37
info vapur olayına çok güldüm ama yinede güzel bişey yapmışsın helal olsun sana