Andırstendin Amerikıns “Türkler İçin Amerikalıları Anlama Kılavuzu”
Kitap İzlenimlerim Sessiz Kalma! Yorum Yaz :)
Yazar:
Teoman Öztürk
İmtiyaz Sahibi:
Mehmet Kocabaş
Genel Müdür:
Attila Akdemir
Genel Koordinatör:
Şeniz Baş
Yayın Yönetmeni:
Ece Özbaş
Kapak Tasarımı:
Yunus Karaaslan
Sayfa Tasarımı:
Müge Tezcanbatır
Baskı:
Kilim Matbaacılık
Yayıncı:
Bir Harf Yayınları
Yayın Yılı:
Haziran 2006
Sayfa Sayısı:
248
Ebadı:
13X19
Barkod & ISBN:
9799759198519
Giriş Yazısı:
Sizi bilmem ama ben, Türk filmlerindeki repliklerin benzerlerini, bazen de aynılarını yaşadım. Fakir ama gururlu genç…
-”Sen nasıl olur da Amerika’ya gidersin. Baban eskici senin! Bu parayı nerden buldun!”
Tabi saygıdan cevap veremedim, aynı mahallede yaşadığımız, babamız yaşında ve hali vakti epeyce yerinde olan bu adama… Arkamı dönüp giderken, kendi kendime “Bu eskicinin oğlu İTÜ’de okuyor ama… Senin oğlun, adını yazmayı öğrenemedi daha!” dedim ve yeni terleyen, gurur kaynağım olan bıyığımın altından gülerek aldım başımı gittim.
Arkamdan mahallemizdeki yoğurtçunun ve terlikçinin oğlu da geldi. “Bir beyin bir hayalle sündüğünde, asla eski haline dönmez” demişler zaten. Tabi hayalle fantazi arasındaki ince farkı bilmek lazım.
Bu kitapta, iki yıl için gidip 10 yılı aşkın bir süre kaldığım bu ülkede iyisiyle kötüsüyle anılarımın bazılarını anlattım ve yaşadıklarım sonucu oluşan fikirlerimi vermeye çalıştım.
Tırnak içinde verdiğim Amerikanca kelimelerin ya da cümlelerin, eğlendirici ve öğretici olması amacıyla Türkçe okunuşunu da yazdım; yoksa öyle bir konuşma tarzını desteklediğimden değil. Okuduğunuzda, tam olarak değilse de, onlar gibi ses çıkaracaksınız. Örneğin; “Survival the fittest!” – “Sörvayvıldı fitist! – yani güçlü olan yaşar, sisteme en iyi uyum sağlayan hayatta kalır, büyük balık küçük balığı yutar vs” Brian (Brayn), Blonce (Blond), New York (Nü York) gibi…
Umarım okurken hoşça vakit geçirirsiniz…
Arka Kapak Yazısı:
“Yıllardır özlemini kurduğumuz an geldi çattı. Amerikan Konsolosluğuna gitmeniz gerekiyor.
Karmaşık duygular ve içsel dalgalanmalarla dolusunuz. Belki bu anın özlemini hiç duymadınız; belki de sadece ailenizin geleceği için iyi olduğunu düşünüp kazanamadığınız piyango-lottery size bu anı getirdi. Ya da eğitim amaçlı olarak gitmek üzeresiniz, ya da direk aile kurmak amaçlı… Her ne sebeple olursa olsun hayatınızda ilk kez oradasınız işte! Ee tabi heyecan da yok değil; olması da gayet normal, yeni bir hayata bahse giriyorsunuz. Gelin bu konsolosluğun ambiyansına bir bakalım, ortamı iyice anlayalım ve yanlış anlamalara maruz kalmadan meselemizi halledelim.
Amerikalılar önyargılı insanlar değildir demek yanlış olur. Onlar da her normal insan gibi bazı önyargılara sahiptirler ve bunu aşmak için ellerinden geleni yaparlar. Önyargı oluştuğu zaman…”
…
“Amerikalılar sanılanın aksine düzenli ve programlı çalışmayı severler. Amaç karlılıktır ve buna ulaşılmalıdır. Kimsenin yeri doldurulmaz değildir. Çalışanların rakamsal değeri vardır. Negatif tipler hemen ayıklanır. Bu tip “doldur-boşalt”lar saygı çerçevesinde incitmeden yapılır. “You are not the only pebble on the beach” – “yuarnat di onliy pebılondı biyych – bulunmaz hint kumaşı değilsin” yaygın bir deyiştir. Ve iş hayatında, gerçi hayatın her kesiminde, “Money talks bullshit walks” – “maniy tolks bulşit wolks – para konuşur boğaboku (saçmalık-argo) yürür manasında olsa da dilimize şöyle çevrilmesi uygundur -para her kapıyı açar-” deyişi yaygındır. Bu deyişle ilgili anımı hemen aktarayım…”
İzlenimlerim:
Kitabı; 5 Temmuz 2008 tarihinde, şuan hatırlıyamadığım bilinmeyen bir saatte okumaya başladım ve 7 Temmuz 2008 tarihinin 00:15 saatinde bitirdim.
Şuana kadar okuduğum en iyi hayat öyküsümü desem, kişisel mi desem yoksa öğüt verici bir kitap mı desem bilemiyorum. Yada evet buldum! Şöyle de diyebiliriz aslında :) Amerika hakkında okuduğun en iyi kitap! Siz şimdi diyeceksiniz; “Kardeşim zaten kitabın konusu, Türkler İçin Amerikalıları Anlama Kılavuzu. Ne diyorsun sen Allah aşkına?” Ama duruma bakış açısı sandığınız gibi diğer ABD kitapları gibi değil. Onların yanı sıra bir günlük gibi. Kitabı okumaya başladıktan sonra kendinizi tutamayacaksınız ve okudukça okuyacaksınız. Zamanın nasıl geçtiğini bile anlıyamıyacaksınız. Hele ki benim gibi Amerika’ya gitme gibi bir düşünceniz var ise şayet bu kitap kaçınılmaz bir gerçek!
Kitabı kesinlikle tavsiye ederim.
Bu konuya şu ana kadar 951 kez bakılmıştır.
Sessiz Kalmayın! Yorum Yazın :)
Not: Eğer sizinde avatarınızın görünmesini istiyorsanız E-Mail adresi kısmına Gravatar.com adresine kayıtlı olan E-Mail adresinizi yazmanız gerekir. Eğer halen üye değilseniz hemen buraya tıklayarak üye olabilir ve avatarınızı yükleyebilirsiniz.
« Derin Karanlık | Öldüren Sis »



Son 5 Yorum: